Tekirdağ’da yaşayan Şule Tuna, 28 yaşında meme kanseri tanısı alıp tedavi gördü. Dört yıl önce ikinci kızını kucağına alan Tuna, erken tanının kendisine yaşam şansı sunduğunu belirterek kadınlara sağlıklarını ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.
Tekirdağ’da yaşayan 41 yaşındaki Şule Tuna, 28 yaşında meme kanseri tanısı aldı. Tedavi sürecinin ardından yedi yıl ilaç kullanan Tuna, dört yıl önce ikinci kızını dünyaya getirdi.
Kızını emzirdiği dönemde göğsündeki kitleyi fark eden Tuna, ilk başta şişliğin süt bezesinden kaynaklandığını düşündü. Bir süre sonra sağlık kuruluşuna başvuran Tuna’ya, tetkiklerin ardından meme kanseri tanısı kondu. Biyopsi ve tanı sürecinin ardından tedavisine başladı.
Tuna, AA muhabirine, tedavisinden üç ay sonra mide bulantısı ve baş ağrısı şikayetleriyle doktora başvurduğunda ikinci çocuğuna hamile olduğunu öğrendiğini söyledi. Kemoterapi öncesinde yumurta dondurma seçeneğinin kendisine sunulduğunu ancak o dönemde bir çocuğu olduğu için bu işlemi yaptırmadığını aktardı.
Tuna, yaşadığı sürprizi şu sözlerle anlattı: “Sibel hocam yumurtalıklarımı dondurup dondurmadığımı sordu. Dondurmadığımı söyleyince ikinci kızım için ‘O zaman bu bizim mucize bebeğimiz’ dedi. Bugün dört yaşında bir kızım daha var. Onun dünyaya gelişi benim için tarifsiz bir mutluluk ve hayatımın en büyük sürprizlerinden biri oldu.”
Tedavi sürecinde kendisine destek olan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden Tuna, yaşadıklarının hayatın değerini daha iyi anlamasını sağladığını dile getirdi.
Kadınlara çağrıda bulunan Tuna, “Vücudumdaki değişikliği fark ettiğimde hastaneye başvurmam hayatımın seyrini değiştirdi. Bugün hem kendi hikayemi anlatabiliyor hem de iki kızıma sarılabiliyorsam. Bunda erken tanının ve doğru tedavinin çok önemli bir yeri var. Erken tanının bana sunduğu yaşam şansının farkındayım.” diye konuştu.
Tuna, kadınların sağlıklarını ihmal etmemelerini ve hayata sıkı sıkı tutunmalarını istedi.
NKÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, meme kanserinde tedavi başarısının yanı sıra hastaların yaşam kalitesinin korunmasının önem taşıdığını belirtti. Erken evrede meme kanserinin tedavi edilebildiğini, ileri evredeki hastaların önemli bir bölümünde de uzun yaşam süreleri sağlanabildiğini ifade etti.
Gürdal, “Tedavide yaşam kalitesini de önemsiyoruz. Tedaviye bağlı yan etkileri ve komplikasyonları en aza indirmeye çalışıyoruz. Özellikle genç hastalarda tedavi öncesinde doğurganlığın korunmasına yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi gerekiyor. Yumurta veya embriyo dondurma yöntemleri gelecekte çocuk sahibi olma ihtimalini korumaya yardımcı olabiliyor. Ayrıca meme kanseri tedavisi farklı uzmanlık alanlarından hekimlerin birlikte çalışmasını gerektiren multidisipliner bir süreç. Tanı, tedavi ve gebelik planlamasıyla ilgili kararların ekip değerlendirmesi doğrultusunda alınması gerekiyor.” dedi.
Şule Tuna’nın ikinci kez anne olmasının kendisini de mutlu ettiğini dile getiren Gürdal, hastalarının tedavi sonrasında hayatlarına devam etmelerine, aile kurmalarına ve çocuklarını kucaklamalarına tanıklık etmenin mesleklerinin en anlamlı yanlarından biri olduğuna dikkati çekti.
Kaynak: Sondakika.com — Sağlık