DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Hafif Yağmurlu
13°C
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
18°C

Mutfakta kullandığımız baharatların doğadaki halleri

Safran, karanfil, kimyon ve adaçayı gibi mutfaklarda kullanılan baharatlar bitkilerden elde ediliyor. Haberde bu baharatların kullanımları ve kaynakta aktarılan özellikleri ele alınıyor.

01.11.2026 04:39
4
A+
A-

Her gün sofralarda kullanılan baharatlar, kurutulmuş ya da toz hâle getirilmiş biçimleriyle tanınıyor. Oysa safran, karanfil, kimyon ve adaçayı gibi pek çok baharatın kaynağı bir bitki. Bazı baharatların tarih boyunca yemeklerde, tıpta ve farklı amaçlarla kullanıldığı aktarılıyor.

Safran, karanfil, sumak, zencefil, vanilya, hardal, muskat, çörek otu, kimyon, keten tohumu, karabiber, adaçayı, susam ve kapari, mutfaklarda kullanılan baharatlar arasında yer alıyor.

Baharatlar ve özellikleri

Safran

Safran, insanlığın kullandığı en eski ve değerli baharatlardan biri. Kızıl iplikçikleri yemeklere renk ve aroma vermek, boya olarak kullanmak için değerlendirilmiş; eski tıp metinlerinde de yer almış. İlk olarak Yunanistan’da, özellikle Girit Adası’nda yetiştirildiği düşünülüyor. Bugün Orta Doğu ve Hindistan’da da yetiştiriliyor. Safran çiğdemi adı verilen çiçekten elde edilen baharatın her çiçeğinde yalnızca üç safran ipliği bulunuyor. Çiçek yılda bir hafta açıyor ve iplikleri elle hasat ediliyor.

Karanfil

Karanfil, ağacının çiçek tomurcuklarından elde ediliyor. Odunumsu, siyah renkli ve güzel kokulu; tadı acımsı ve ekşi. Manganez, potasyum, demir, selenyum ve magnezyumun yanı sıra A, C ve K vitaminlerini içeriyor. Kaynakta karanfilin ağız kokusunu gidermeye, nefesi taze tutmaya, boğaz ve diş ağrısını hafifletmeye, soğuk algınlığı ve öksürük tedavisine yardımcı olmaya, sindirimi kolaylaştırmaya ve cildi yenilemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. İnsülin miktarını dengelediği ve saç dökülmesini önlediği de aktarılıyor.

Sumak

Sumak, hazımsızlığa iyi gelmesi ve mideyi rahatlatmasıyla biliniyor. Kaynakta boşaltım sisteminin çalışmasına yardımcı olduğu, ishal ve kabızlık sorunlarını çözdüğü, kan şekerini dengelediği ve antioksidan özelliğiyle toksinlerin atılmasına katkı sağladığı ifade ediliyor. Ayrıca kalp ve damar sağlığını koruduğu, vücuttaki iltihabı azalttığı, metabolizmayı hızlandırdığı, idrar söktürücü etki gösterdiği ve regl dönemindeki ağrıları hafiflettiği belirtiliyor.

Zencefil

Zencefil taze, kurutulmuş veya toz hâlinde tüketiliyor. Geleneksel tıpta mide bulantısı, sindirim sorunları ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarda kullanılıyor. Kaynakta iltihaplanmayı azaltabilen bileşenler içerdiği; antioksidan özellikleriyle bağışıklık sistemini desteklediği, kas ve baş ağrılarını hafifletebildiği aktarılıyor. Bazı çalışmaların kan şekeri seviyelerini düzenlemeye yardımcı olabileceğini gösterdiği; metabolizmayı hızlandırmaya, kolesterol seviyelerini düşürmeye ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olduğu da belirtiliyor.

Vanilya

Vanilya, tatlılarda kullanılan bir aroma verici. Kaynakta hoş kokusunun bazı kişiler üzerinde antidepresan etkisi olduğu, antioksidan içeriğiyle toksinlere karşı koruduğu belirtiliyor. Vanilya ile kanser ve diyabet gibi hastalıkların risklerinin azaltılması arasında bağlantı bulunduğu aktarılıyor. Ayrıca güçlü bir anti-inflamatuar olduğu ve masaj yağlarına eklenerek iltihaplı ya da tahriş olmuş cildin iyileşmesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Hardal

Hardal, lezzeti ve tedavi edici özellikleri nedeniyle dünya genelinde kullanılıyor. Kaynakta hardal tohumu antioksidanlarının bazı kanser hastalıklarını önlemeye yardımcı olduğu, sedef belirtilerini giderdiği ve hardal yağının omega-3 yağ asitleri içerdiği belirtiliyor. Tohumlarının soğuk algınlığı ve sinüs sorunlarında, balgam söktürmede ve ağrıların tedavisinde kullanıldığı; antibakteriyel özelliklerinin saçkıranın neden olduğu lezyonların iyileşmesine yardımcı olduğu aktarılıyor. Hardal yaprağının şeker hastaları için iyi olduğu, kolesterolü düşürdüğü ve menopoz belirtilerini hafiflettiği de ifade ediliyor. İçerdiği kalsiyum ve magnezyumun kemik sağlığını desteklediği belirtiliyor.

Muskat

Muskat genellikle rendelenerek veya toz hâlinde kullanılıyor; öğütülmemiş hâli zeytinden biraz daha büyük oluyor. Baharat olarak tüketilmesinin yanı sıra kremi ve çayı da yapılıyor. Kaynakta hazımsızlığa, bağırsak hareketlerine ve gaz sorunlarına yardımcı olduğu; sinirleri yatıştırdığı, ağız kokusunu giderdiği ve adet dönemindeki kasık sancılarına iyi geldiği belirtiliyor. İdrar yoluyla toksin attığı ve afrodizyak etkisi olduğu da aktarılıyor.

Çörek otu

Çörek otu yemeklerde baharat olarak kullanılabiliyor; ekmeklere, salatalara, sıcak içeceklere ve yoğurda eklenebiliyor. Yağı da tüketiliyor. Kaynakta besin öğeleri ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmeye, sindirim sağlığını desteklemeye ve cilt bakımına yardımcı olduğu belirtiliyor. Romatizma ve eklem ağrıları gibi iltihaplı hastalıklara iyi geldiği, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olduğu; antiseptik özelliklerinin ağız içindeki mikroplarla mücadele edip diş eti hastalıklarını önleyebileceği aktarılıyor.

Kimyon

Kimyon soğuğa dayanıklı, ışığı ve nemi seven çiçekli bir bitki. Tohumları olgunlaşmadan toplanıp karanlık ve kuru bir yerde olgunlaşmaya bırakılıyor; yaprakları da kullanılabiliyor. Maydanoz ve rezene ile aynı aileye ait olan kimyon, antioksidan olarak görev yapan flavonoidler içeriyor. A vitamini, demir ve kalsiyum kaynağı.

Keten tohumu

Keten tohumu Türkiye’de bolca yetişiyor; öğütülerek veya öğütülmeden yumurtalara, salatalara, yemeklere ve yoğurda eklenebiliyor. Magnezyum, E vitamini, potasyum, çinko, B12, bakır ve alfa linolenik asit gibi yağ asitleri içeriyor. Kaynakta bağışıklığı güçlendirmeye, sindirim sağlığını desteklemeye ve kabızlığı önlemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Omega-3 içeriğiyle kalp sağlığını koruduğu, kötü kolesterolü ve iltihabı azalttığı, kan şekerini düşürdüğü ve menopoz şikâyetlerini hafiflettiği aktarılıyor. Araştırmalarda radyasyon etkilerini azalttığının bildirildiği de ifade ediliyor.

Karabiber

Karabiber, yoğun aroması ve kendine özgü kokusuyla yemeklerde kullanılıyor; Ayurveda dâhil geleneksel tıp uygulamalarında da yer alıyor. Piperin adlı bileşen bakımından zengin olan karabiberin antioksidan ve anti-enflamatuar özellikleri bulunuyor. Kaynakta piperinin beyin fonksiyonlarını iyileştirdiği, Alzheimer ve Parkinson gibi dejeneratif beyin hastalıklarının belirtileri üzerinde potansiyel faydalar gösterdiği ve hafızayı geliştirdiği belirtiliyor.

Adaçayı

Dünyada 5 bin 600’den fazla, Anadolu’da ise 565 adaçayı türü bulunuyor. Genellikle çay olarak tüketiliyor, kurusu tütsü olarak kullanılıyor; yağı acı elma yağı adıyla biliniyor. K, B6, C, E, A, B3 ve B9 vitaminlerinin yanı sıra potasyum, kalsiyum, demir, manganez, çinko, magnezyum ve bakır içeriyor. Kaynakta antibakteriyel olduğu, menopoz dönemindeki hormonal dengesizlikleri düzenlediği, mide ve bağırsak spazmlarını önlediği; ishal ve gastritle mücadeleye yardımcı olduğu belirtiliyor. Kolesterol, kanser, kemik, cilt, ağız ve diş eti sağlığı üzerindeki etkilerinden de söz ediliyor.

Susam

Susam tohumları beyaz, siyah veya sarı olabiliyor; rengi koyulaştıkça yağ içeriği azalıyor. Protein, yağ ve antioksidan, iltihap giderici ve tümör karşıtı etkileri olan çeşitli aktif bileşikler içeriyor. Kaynakta susamın karaciğere, böbreklere ve kardiyovasküler sisteme fayda sağlayabileceği belirtiliyor.

Kapari

Başta Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde yetişen kaparinin tomurcukları ve meyveleri besin olarak kullanılıyor. Kebere, keper, gebere, geber otu, kedi tırnağı, menginik, karga kavunu ve Hint hıyarı adlarıyla da biliniyor. Aristo zamanında bazı rahatsızlıklarda ilaç olarak kullanıldığı, Hippokrat tarafından birçok hastalığa karşı önerildiği aktarılıyor. Flavonoid bakımından zengin olan kaparinin antioksidan ve antienflamatuar etkileri bulunuyor; A ve E vitamini, lif, kalsiyum ve magnezyum içeriyor. Kaynakta trombosit sayısını artırdığı ve karaciğer yağlanmasını azaltıcı etkisi olduğu da belirtiliyor.

Kaynak: Habertürk

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.