DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Hafif Yağmurlu
13°C
Çarşamba Çok Bulutlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
18°C

Basın örgütleri: Gazetecilere yönelik saldırılar cezasız kalmasın

Basın örgütleri, Fatma Ünal davasının ardından gazetecilere yönelik saldırıları protesto etmek için Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Sorumluların bulunmasını ve şikâyetlerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

28.10.2026 19:09
5
A+
A-

Basın örgütleri, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Fatma Ünal davasının ardından görevlerini yapan gazetecilere yönelik saldırıları protesto etmek ve şikâyetlerle ilgili somut adım atılmasını talep etmek amacıyla Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.

Gazeteciye saldırının toplumun haber alma hakkına saldırı olduğuna dikkat çeken basın örgütleri, sorumluların bir an önce bulunmasını ve ceza almasını istedi. Süreci takip etmek amacıyla cuma günü saat 14.30’da yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde olacaklarını belirtti.

Açıklamaya basın mensuplarının yanı sıra bazı milletvekilleri, siyasi parti başkan ve temsilcileri, Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, bazı sendika başkanları ve sivil toplum örgütleri katıldı.

Kişmir: “Basının özgür olması demek; halkın, ifade ve düşüncenin özgür olması demektir”

Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, birlikteliğin önemine değinerek, “Basının özgür olması demek; halkın, ifade ve düşüncenin özgür olması demektir.” dedi.

Mahkemede yaşanan olayın “kabul edecekleri ya da hazmedebilecekleri bir davranış biçimi” olmadığını belirten Kişmir, gazetecilerin kimsenin “şamar oğlanı” olmadığını söyledi. Gazetecilerin halkın haber alma hakkı doğrultusunda mahkemelerde görev yaptığını kaydeden Kişmir, yargı kararlarını beğenmeyen kişilerin tepkilerini gazeteciler üzerinden göstermesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Yasalar ve bu tür saldırılarla basının susturulmaya çalışıldığını belirten Kişmir, “Biz dik duruşumuzu her platformda sergileyeceğiz. Buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu. Polisin konuyla ilgili hassasiyet gösterdiğini ancak bunun yeterli olmadığını söyleyen Kişmir, şiddeti uygulayanların bulunmasını ve ceza almasını istedi.

Nazlı: “Şikayetçi olunan şahıslardan birinin kimliği tespit edildi, iki dava okundu”

Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, gazeteciler Ahmet Karagözlü, Ertuğrul Senova ve Pınar Barut’un görevlerini yaparken fiziksel ve sözlü müdahaleye maruz kaldıkları gerekçesiyle polise şikâyette bulunduklarını belirtti.

Nazlı, gazetecilere yönelik fiziksel müdahalelerle Anayasal hak olan “beden bütünlüğü ve vücut dokunulmazlığına yönelik” bir ihlalin söz konusu olduğunu kaydetti. Polisin şikâyetlerin ardından soruşturmayı kesintisiz yürüttüğünü gözlemlediklerini belirterek polis örgütüne teşekkür etti.

Aldıkları bilgiye göre şikâyetçi olunan şahıslardan birinin kimliğinin tespit edildiğini söyleyen Nazlı, bu kişiye gazeteci Pınar Barut’a cinsel içerikli sözlerinden dolayı “cinsel taciz” ve temasta bulunup itmesinden dolayı “darp” suçlarından bu sabah iki dava okunduğunu belirtti. Şikâyetçi olunan diğer kişiler arasında da kimliği tespit edilenlerin bulunduğunu, onlarla ilgili soruşturmanın sürdüğünü aktardı.

Nazlı, gazeteci Pınar Barut’a birden fazla su şişesi fırlatılarak gerçekleştirilen bir darp suçu olduğunu da belirterek görüntülerin polis tarafından incelendiğini kaydetti.

Barut: “Biz, kamu yararının tarafıyız”

Gazeteci Pınar Barut, yaşananlara tepki göstererek söz konusu kişilerin yalnızca cezasızlıktan değil, etkin konumdaki kişilerin açıklamalarından da cesaret aldıklarını ifade etti. Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel’in sosyal medyada konuyla ilgili bir yorumunu gördüklerini belirten Barut, söz konusu paylaşıma yönelik eleştirilerde bulundu.

“Bizim karşımızda kim var, tam olarak çözebilmiş değiliz. Biz o mahkemenin tarafı da değiliz, sadece onu takip ediyoruz. Biz, kamu yararının tarafıyız.” diyen Barut, davanın kamu yararı taşıdığına dikkat çekti.

“Aramızdan birinin ölmesi mi gerekiyor? Bu su şişelerinin yerini taşa, sopaya veya silaha mı bırakması gerekiyor? diyen Barut, yaşananlara ilişkin kaygılarını dile getirdi. Bugün hem sağ hem de sol görüşten kişilerin bir arada olduğunu belirterek korkusuzca ve tehdit edilmeden gazetecilik yapmak istediklerini söyledi.

Akın: “Bu saldırılar doğrudan basın özgürlüğünü hedef alıyor”

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Haber Kameramanları Derneği ve Dış Basın Birliği adına yapılan ortak açıklamayı, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Ayşemden Akın okudu.

Akın, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Fatma Ünal davasının ardından görevlerini yapan gazetecilere yönelik sözlü ve fiziki saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek saldırıları kınadı. Gazetecilerin mahkeme önünde herhangi bir tarafı temsil etmek için değil, kamuoyunun haber alma hakkını yerine getirmek için bulunduğunu kaydetti.

Kamerasıyla, fotoğraf makinesiyle ve mikrofonuyla görev yapan basın emekçilerinin tehdit edilmesinin, hakarete uğramasının ve fiziki müdahaleye maruz bırakılmasının yalnızca gazetecilere yönelik bir saldırı olmadığını ifade eden Akın, “Bu saldırılar doğrudan basın özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını hedef almaktadır.” dedi. Hiç kimsenin bir mahkeme kararından duyduğu öfke ya da rahatsızlığın gazetecilere saldırma hakkı doğurmayacağını belirtti.

Akın, olayların en ciddi biçimde soruşturulmasını, saldırıya karışan kişilerin tespit edilmesini ve gerekli yasal işlemlerin gecikmeksizin başlatılmasını beklediklerini söyledi. Gazetecilerin görevlerini güvenli ortamda yapabilmesi için özellikle mahkemeler, polis merkezleri ve kamuoyunun yoğun ilgi gösterdiği alanlarda gerekli tedbirlerin önceden alınmasının devletin sorumluluğunda olduğunu ifade etti.

“Bugün Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde bulunmamızın nedeni de tam olarak budur. Meslektaşlarımıza yönelik saldırının cezasız kalmamasını istiyoruz.” diyen Akın, cezasız kalan her saldırının bir sonraki saldırıya cesaret verdiğini belirtti.

Gazetecilere yönelik tehdit, hakaret ve fiziksel şiddetin sıradanlaştırılmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Akın, Polis Genel Müdürlüğü ile ilgili tüm makamları gazetecilerin görevleri sırasında maruz kaldıkları her türlü tehdit ve saldırıya karşı etkin, hızlı ve caydırıcı biçimde hareket etmeye çağırdı.

Farklı meslek örgütleri çatısı altında örgütlenmiş olsalar da gazetecinin güvenliği, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı söz konusu olduğunda yan yana olduklarını vurgulayan Akın, “Meslektaşlarımız yalnız değildir. Gazetecilik suç değildir. Kamera suç aleti değildir. Haber yapmak saldırı gerekçesi olamaz.” dedi.

Akın, olayın takipçisi olacaklarını ve gazetecilere yönelik hiçbir saldırının üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Polisin hızlı şekilde harekete geçerek sonuç almasını memnuniyetle karşıladıklarını, diğer sorumlular hakkında da gerekli işlemlerin yapılarak adalet önüne çıkarılmalarını talep ettiklerini söyledi. Süreci takip etmek amacıyla cuma günü saat 14.30’da yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde olacaklarını kaydetti.

Kaynak: Halkın Sesi Kıbrıs

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.